DOĞADAKİ DOSTLAR
Çok iyi bir açık hava
insanı olabilirsin, ama şu memeli hayvanlar denilen dört bacaklı, kürklü, sıcak
kanlı hayvanlardan birine onu yakından izleyebilecek kadar yaklaştın mı hiç?
Bu hayvanları yakından sessizce izleyebilmenin ilk basamağı yaşadığın yerde
hangi türlerin bulunduğunu ve bu hayvanların alışkanlıklarını öğrenmektir. Bu
hayvanlar hakkında bilgi edin. Böylece Doğa yürüyüşüne çıktığında izlemek
istediğin hayvanları nerede bulabileceğini öğreneceksin. İzlemeye, izlenmesi
kolay hayvanlarla başlayabilirsin. Bin sincapla işe başlamaya ne dersin? Kamp
yaptığın yerde ya da Doğa yürüyüşünde küçük sevimli bir sincaba
rastlayabilirsin. Hemen olduğun yerde dur. Hiç kıpırdama. Elinin tersini
gürültülü bir öpücükle öp. Hiç belli olmaz meraklı sincap belki de sana ona
dokunabileceğin kadar yaklaşır. Doğa yürüyüşü sırasında rastlayabileceğin bir
diğer küçük hayvan da tavşandır. Korku içinde kaçan bir tavşana her zaman
rastlayabilirsin. Yeterince şanslı isen tilkiyi ya da bir dağ keçisini veya
geyiği izleme şansı da bulabilirsin.
Ana ayılara ve yaban domuzlarını karşı çok dikkatli olmalısın. Bu hayvanlara
onları yakından görebilecek kadar yakınsan çok fazla yakınsın demektir. Hemen
ve hiç ses çıkarmadan oradan uzaklaş. Özellikle yavrulu bir anne ayı çok
tehlikeli olabilir.
SÜRÜNGENLER
Bu hayvanlar soğuk kanlı
hayvanlardır. Ciğerleri vardır ve zamanlarının çoğunu suda geçirenler bile bu
şekilde solunum yapar. Çoğu insanlar için yararlıdır (böcekler, solucanlar,
salyangozlar). Hatta zehirli olanlar bile tarla farelerini ve diğer
kemirgenleri yiyerek tarlalara zararlı hayvanlardan kurtarıp insanlara yararlı
olurlar. Ama sen yılanlar konusunda dikkatli ol. Çevrede yaşayan yılan türlerinin
araştır. Hangisinin zehirli hangisinin zehirsiz olduğunu öğren. Kertenkeleleri
bacaklı yılanlar olarak düşünebilirsin. Kertenkelelerin ana yiyeceği solucan ve
sinerlerdir. Kaplumbağalar üç gruba ayrılır; kuru alanlarda yaşayanlar, sularda
yaşayanlar ve bataklıkta yaşamlarını sürdürenler.
Yurdumuzda yaşayan deniz kaplumbağalarından Caretta'ların ve yeşil
kaplumbağaların nesli bugün ne yazık ki tükenme tehlikesi ile karşı karşıyadır.
HEM SUDA HEM KARADA
YAŞAYABİLEN HAYVANLAR
Yaz mevsiminde obanla kamp
yaparken kuşların melodileri ile uyanırsın. Bu kanatlı dostlar hakkında bir
şeyler öğrenmeye ne dersin?
KUŞLARIN ÖNEMİ
Doğadaki dengenin
korunmasında kuşların büyük önemi vardır. Örneğin yırtıcı kuşlar, fare, tavşan
gibi kemirgen hayvanları avlayarak çoğalmalarına ve ekinlere zarar vermelerine
engel olurlar. Sinekkapan, kırlangıç gibi böcekçi kuşlar da böceklerin aşırı
çoğalmalarını önlerler.
Tohum ve meyvelerle beslenen kuşlar yedikleri bitki tohumlarını uzak yerlerde
dışkılarıyla birlikte atarak bitkilerin çoğalmalarına ve yayılmalarına neden
olurlar.
KUŞLARIN İNCELENMESİ
Kuşları daha iyi tanımak
ancak onları doğada gözlemekle olur. Başarılı bir gözlem için ilk kural sessiz
ve sabırlı olmaktır. Ayrıca kuşları daha yakından görebilmek için bir dürbün
kullanabilirsin. Çevrendeki kuş türlerinin adlarını ve sayılarını düzenli
olarak kaydedersen kısa zamanda hangilerinin göçmen, hangilerinin yerli
olduğunu anlayabilirsin. Tanıdıkça kuşların ilginç, değişik yönlerini
keşfedecek, onları sevecek ve dünyada yaşamaya hakkı olan tek canlı türünün
insan olmadığını göreceksin.
KUŞLARIN KARŞILAŞTIĞI
TEHLİKELER
Her kuşun yaşamak ve
neslini sürdürebilmek için bazı temel gereksinimleri vardır. Bunların başında
uygun yuvalanma yerleri, yeterli yiyecek ve su bulabilecekleri doğal çevre ve
güvenli bir ortam gelir. Özellikle yuvalanma sırasında rahatsız edilmemeleri,
göçler sırasında da öldürülmeden giderecekleri yere varabilmeleri gerekir.
Ancak pek çok kuş türü bu tele gereksinimlerini karşılayamamış, son 300 yılda
70-80 kuş türü bir daha geri gelmemek üzere yok olmuştur. Bu yok oluşun en
büyük sorumlusu insandır. Günümüzde kuşlara ve genel olarak doğal yaşama
yönelik en önemli tehlike doğal çevrenin, yaşama ortamlarının yok edilişidir.
Ormanlar kesilmekte ve yakılmakta, sulak alanlar kurutulmakta, bu ortamlardan
başka yerlere uyum sağlayamayacak kuş türleri yaşama alanlarının bozulması
yüzünden giderek azalmaktadır.
Kuşlar, yiyeceklerine karışan zehirli sanayi atakları ve tarım ilaçları
yüzünden ölmekte, tankerlerden denizlere dökülen petrole bulanarak uçamaz hale
gelmektedir.
Binlerce kuş, insanlar tarafından avlanarak yakalanarak bilinçli bir şekilde
yok edilmektedir. Belirli ölçüler ve kurallar içinde yapılan avcılığın yabani
yaşama fazla bir zararı dokunmaz. Ama aşırı avlanma sonucu doğanın kendini
yenileme gücü aşılmakta, ava hayvanları her geçen gün azalmaktadır.
Dünyada sadece Fas ve Türkiye'de bulunan kelaynak (Geronticus eremita)
Şanlıurfa ilinin Birecik ilçesinde kuluçkaya yatmaktadır. 1950'lerde sayıları
yaklaşık 1.200 olan kelaynaklar, 1958'deki yüksek dozda DDT ilaçlaması sonucu
hızla azaltmışlardır. 1984'te sadece 10 tanesi yuva yapabilmiştir.
Afrika ve Asya'nın ender kuşlarından olan yılanboyun (Anginga rufa) yakın
zamana kadar ülkemizde de yaşamaktaydı. Ana Amik Gölü'nun kurutulmasından sonra
yok olmuştur.
Kuşlara yönelik tehlikelerin en büyük sorumlusu olan insanlar bir yandan da
onları korumak, nesli tükenmekte olanları kurtarmak için çalışmakta, bu amaçla
ulusal ve uluslararası dernekler kurmakta, bilimsel çalışmalar yürütülmektedir.
KUŞLARIN TEMEL
ÖZELLİKLERİ
Kuşların uçarken gösterdikleri çeviklik ve hız kanat biçimlerine göre değişir.
Hızlı uçuşlar için uzun ve sivri kanatlar gerekirken geniş kanatlı kuşlar
havada daha uzun süre kalabilir.
Kuşlar çiftleşmeden önce çeşitli gösteriler yaparlar. Leyleklerin gagalarını
takırdatmaları buna güzel bir örnektir.
Bütün kuşlar çevrelerine, ondan en iyi yararlanabilecek biçimde uyum
gösterirler. Özellikle gaga ve pençeleri bu uyumun iyi bir göstergesidir.
Çulluklar ince gagalarını çamura daldırıp besin ararlar.
Floryanın tohum yemeye uygun gagası kısa ve kalındır. Yırtıcı kuşların gagaları
ise etleri koparabilecek kadar güçlüdür.
Ağaçkakanlar ağaçlardaki böcekleri bulmak için güçlü gagalarını keski gibi kullanırlar.
Önde iki, arkada iki parmağa sahip olan pençeleri de ağaç gövdelerine
tutunmalarını yarar.
Türkiye'de yaşayan en uzun boylu kuş flamingo ile en küçük kuş olan çalıkuşu
arasındaki fark çarpıcıdır.
Büyük Martı (Gümüş Martı)- Larus Cachinnns (56-66cm.)
Balıktan çöpe kadar pek çok şeyle beslenen büyük martı kıyıların
temizleyicisidir. Denize yakın kayalıklarda toplu halde yuvalanır. 150 cm.
kadar olan kanat açıklığıyla güçlü bir uçuşu vardır.
Ev Kırlangıcı- Delichon urbica (12.5 cm.)
Çamurdan yaptığı yuvasını genellikle çatı altlarına kurar. Öteki kırlangıçlar
gibi böcekle beslenir ve kışın güneye güç eder. Kuyruk sokumundaki beyazlık ile
kım kırlangıcından (Riploria riporia) ayrılır.
Kır Kırlangıcı- Hirundo rustica (19 cm.)
Çok hızlı bir uçuşu olan kırlangıç, havada ya da suyun üzerinde yakaladığı
böceklerle beslenir. Çamur ve otlardan yaptığı yuvasını bazen binaların saçak
altlarına kurar.
Saksağan- Pica pica 846 cm.)
Bütün yurtta, hemen hemen her yerde son derece yaygındır. Alacalı tüyleri ve
çok uzun kuyruğuyla kolayca tanınır. Ağaçlarda büyük kubbeli yuvalar yapar.
Bulduğu parlak eşyaları yuvasına taşır.
Kaya Kartalı- Ağuila chrysaetos (75-88 cm.)
Eşsiz bir uçucudur. Dağ yamaçlarında süzülerek tavşan ve benzeri memelileri
avlar. Sanılanın aksine koyun sürülerine saldırmaz. Son yıllarda tarım
ilaçlarının yoğun kullanımı nedeniyle nesli tükenmek üzeredir.
BALIKLAR
Balık tutmayı sever misin? Kendi yaptığın olta ile bir gölün ya da derenin
kenarında oturmak hoşuna gider mi? Oltan yemi yutan balığın hareketi ile
titrediğinde heyecanlanır mısın? Balık tutmanın pek çok yöntemi vardır. Bu
yöntemlerden en kolayı bir gölün, denizin vb.nin kenarından balık tutmaktır.
Bunu için boyunun iki misli uzunluktaki bir kamışa, bir mantara, bir kurşuna ve
bir kaç olta iğnesine ihtiyacın var. Yem olarak solucan ya da çekirge
kullanabilirsin. Bir kez balıkçılık hastalığına yakalandığında balıkçılıkta
ilerlemek ve balıklar ve balıkçılık hakkında her şeyi öğrenmek isteyeceksin. Bu
konuda uzman kişilerden yararlanabilirsin. Bu kişiler sana balık isimlerini,
hangi balık için hangi yemi kullanman gerektiğini, hangi balığın nasıl
tutulacağını öğreteceklerdir.
BALIK ÇEŞİTLERİNDEN
ÖRNEKLER
Alabalık: 12-25 cm. tatlı su balığı. Pembe noktalı, gri, altı beyaz,
lezzetli, az kılçıklı, silindirik yapıdadır.
Yayınbalığı: Akarsu ve durgun su balığı. Yassı, boyu 25 cm.-3 m. arası.
Pulsuz, koyu ve yeşil renkte parlak, kaygan, bıyıklı, kılçıksız.
Sazan: 15-75 cm. arası, tatlı su balığı. Altın sarısı renkte büyük
pullu, kılçıklı.
Aynalı (kanbur) Sazan: Kalkan balığına benzer. Yassı, yuvarlak, 15-50
cn. Boyunda, kılçıklı, lezzetli, pulludur.
Hamsi: Gri, Karadeniz ve Marmara'da yaşar. 8-15 cm. boyunda ve yassı,
kılçıklı, lezzetlidir.
Mercan: Çok pembe, pullu, kılçıklı, boyu 10-20 cm., yassı, beyaz etli,
değerli, nadir. Ege, Marmara ve Akdeniz'de yaşar.
İzmarit: Pullu, tüm denizlerde yaşar. Gri, 8-15 cm. boyunda, yassı,
kılçıklıdır.
Kolyos: Pulsuz, boyu 12-15 cm., silindirik yapısı var. Yeşil-gri çizgili,
beyaz etli, çok bulunur, büyüğüne uskumru denir. Kılçıksız, Akdeniz, Karadeniz,
Ege ve Marmara'da yaşar.
Kalkan: Karadeniz'de yaşar. Kılçıksız, beyaz etli, çok değerli. 20-15
cm., yuvarlak, yassı yapılı, gri renktedir.
ALTI BACAKLILAR
Açık havada yere eğilir, toprağa dikkatle bakarsan etrafta gezen altı bacaklı
küçük hayvanlar görürsün. Bu altı bacaklı hayvanların vücutları üç bölümden
oluşmuştur. Altı bacak ve bu üç bölüm böcekler diye tanımlanan bu hayvanların
ortak özelliğidir. Örümcekler bazen böcekle karıştırılır ama örümceklere
dikkatle bakarsan vücutlarının üç bölümden değil iki bölümden oluştuğunu
göreceksin, yani örümcekler aslıda böcek grubundan değildir. Kelebekler ve
pervaneler birbirine çok az benzeyen güzel yaratıklardır. Her ikisinin de dört
geniş kanadı vardır. Kelebekler gündüz uçarlar. Başlarında anten ya da
duyargaları vardır. Bir yere kondukları zaman kanatlarını dik tutarlar.
Pervaneler ise gece uçarlar. Uçmadıkları zaman kanatlarını ya düz tutarlar ya
da vücutlarının etrafına sararlar. Başlarındaki antenler kelebeklerindekilerden
daha incedir. İplikimsi, tüy gibi bir görünüşe sahiptir. Karıncalar ve arılar
güzellikleri ile değil, çalışkanlıkları, zekaları ile tanınırlar ve bir toplum
içinde yaşar, insanların yaptığı işleri yaparlar.
KIRIK KANATLILAR
Bu sınıftan olan böceklerin de arılarınki gibi dört kanadı vardır, ama bu
kanatlardan yalnızca ikisi uçmak içindir. Diğer iki kanat sert kabuklar
halindedir ve böcek uçmadığı zaman vücudu korur. Boyları 5 cm. ile 6 mm.
Arasında değişen bu böceklerin bazıları zararlı, bazıları ise yararlıdır. Bu
böceklerden yararlı olanlar zararlı böcekleri yer. Bazıları ise topraktaki ölü
yapıları temizler. Ilık yaz gecelerinde görebileceğin ateş böcekleri de bu tür
böceklerdendir. İki kanatlı böceklerden olan karasinek ve sivrisinekler
insanlar için en zararlı olan böceklerdir. Kara sinekler tifonun, sivrisinekler
ise sıtmanın yayılmasına neden olur.
Çekirgeler ve ağustos böcekleri müzisyen böcekleridir. Bu böcekler kanatlarını
birbirine sürterek sanki keman çalarlar. Biraz araştırma ile daha pek çok
çeşidinin olduğunu göreceğin böceklerin bazıları ağaçlar, ürünler ve insanlar
için çok zararlıdır. Bazı türler ise insanlara yardımcı olarak bu durumu
dengeler.
AĞAÇLAR
Kalabalık bir caddede yürüyorsun, etrafın insanlarla olu, bu insanları
tanımıyorsun. Aniden tanıdık bir yüz, yüzün gülüyor, yanına koşuyorsun.
Ağaçlarla da durum aynıdır. Bir ormanda yürürken tanıdak bir ağaca rastlaman
seni mutlu eder. Yeni insanları tanımaktan yeni insanlarla arkadaş olmaktan
sevinç duyduğun gibi ağaçları tanımaktan da sevinç duyarsın. Şimdilik ağaçların
genelde iki grupta toplandığını öğren; Yaz ve kış iğnemsi yapraklarını dökmeyen
koni biçimindeki ağaçlar ve genel olarak sonbaharda yapraklarını döken geniş
yapraklı ağaçlar. Her zaman yeşil kalan ağaçlarda diyebileceğimiz konu
biçimindeki ağaçlar arasında ak çamı, kızıl çamı, sediri, ladini vb.ni
sayabiliriz. Geniş yapraklı ağaçlar arasında ise meşe, çınar, kestane, ceviz
vb.ni sayılabilir. Ağaçlar hakkındaki bilgini çıktığın Doğa yürüyüşlerinde
karşılaştığın ağaçların isimlerini ve özelliklerini bilen birinden öğrenerek
arttırabilirsin. Tanıdığın ağaçların yaprak izlerini alarak oluşturacağın bir
koleksiyona ne dersin?
İSLE YAPRAK İZİNİN
ALINIŞI
Bir kartonun üzerine biraz yağ sürdükten sonra kartonu mum alevine tutarak
isle. Yaprağı damarları alt kısma gelecek şekilde isli kartonun üzerine koy.
Üzerine bir gazete kağıdı ile iyice bastırarak yaprağın damarlarının
islenmesini sağla. İslenmiş yaprağı temiz bir kağıdın üzerini koyduktan sonra
üzerine temiz gazete kağıdını iyice bastır. Yaprağın izi beyaz kağıda
çıkacaktır.
MÜREKKEPLE YAPRAK
İZİNİN ALINIŞI
Bir cam levhanın üzerine matbaa mürekkebi sür. Yaprağı damarları alt tarafa
gelecek şekilde mürekkebin üzerine koy. Lastik bir silindiri üzerinde
gezdirerek damarları mürekkeple. Yaprağı mürekkepli taraf alta gelecek biçimde
temiz bir kağıt üzerine koy. Bir gazete kağıdı ile kapattıktan sonra lastik
silindiri üzerinde gezdir.
ÇİÇEKLER
Bahar mevsiminde çıkılan Doğa yürüyüşlerinin en güzel taraflarından biri yılın
ilk çiçeklerin görebilme mutluluğuna erişmektir. Etrafın bin bir çeşit çiçekle
çevrilidir. Yurdumuzun hemen her köşesinde görebileceğin papatyalar,
gelincikler, unutma beni çiçekleri çiğdemler kırları süsler.
Baharın ilk müjdecisi kardelen çiçeklerinin erimeye başlayan karların arasından
başını göstermesi bir doğa harikasıdır. Doğada kendiliğinden yetişen vahşi
orkideleri, yaban güllerini seyretmeye doyum olmaz. Su yüzünde nazlı nazlı
salınan nilüferler göllerin güzelliğine güzellik katar… İsimlerini saymakla
bitiremeyeceğimiz bu güzelim çiçeklerin korunması gerektiğini unutma.
ÇEVREMİZ
İnsanların yaşadıkları çevreye ilişkin duyarlılıkları özellikle son yıllarda
artarak yükseliyor. Üzerinde yaşadığımız dünyanın doğal yaşamını sürdürmesi,
bunun için doğal kaynakların akılcı ve tedbirli kullanılması giderek insanlığın
ortak dileği oluyor. Dünyamızın doğal dengesinin bozulması, ve çevrenin
kirlenmesi, kalkınmanın, sanayileşmenin bedeli olmamalıdır diye düşünüyor insanoğlu.
Hiç kuşku yok ki insanlığın böyle düşünmesinin en önemli nedeni, yaşadığımız
yıllarda çevrenin hiçbir dönemde olmadığı kadar kirlenmesi sorunuyla karşı
karşıya kalmasında yatıyor. Denizlerde atmosfere kadar insanın doğal çevresi
durmadan kirleniyor. Ancak, yeryüzündeki doğal dengenin taraflarından biri olan
insanlık bu kirlenmeye karşı bir bilinç oluşturarak davranacak ve umuyoruz geç
kalmayacak.
"Yapacağınızın küçük olduğunu düşünerek hiçbir şey yapmamak" gibi bir
hataya düşmek istemiyor, içinde yaşadığımız dünyanın haline üzülüyor ve onun
gidererek bozulan sağlığını düzeltmek yolunda bir şeyler yapmak istiyorsanız,
işte size çeşitli öneriler;
· Yeniden kullanın. "Yeniden kullanma alışkanlığı"
geliştiriniz.
· Eğer geri kazanma çabası yoksa komşu ve dostlarınızı böyle bir çaba
başlatmaya ikna edin.
· Evinizde kullandığınız ürünler arasında yeniden kullanılmayanları
azaltın. Çöplüklere ne kadar az atık bırakılırsa, o kadar uzun süre
kullanılabileceklerdir.
· Kullanılmış kağıttan yapılmış kırtasiye, kart ve paket kağıdı satın
alın.
· Bir bahçeniz olsun. Kentsel bölgelerde iseniz en azından saksıda yaprak
ve çiçek yetiştirebilirsiniz.
· Bahçenizdeki otlar, yapraklar, dallar ve diğer bitkiler için bir gübre
yığını oluşturun. Bu, çöp toplamayı azaltırken bahçenizin de büyüyüp
gelişmesine yardımcı olacaktır.
· Gübre yığınınıza kahve telvesi, yumurta kabuğu, muz kabuğu gibi şeyler
de koyun.
· Bahçede böcek ilacı kullanımını azaltın. Aslında böceklerin yalnızca
yüzde biri ilaçtan etkilenmektedir. Organik ilaçlar kullanmayı deneyin.
· Ozon tabakasına zarar veren kloroflorokarbonlu aerosollü kutulardan
almayın.
· Kağıt havlu değil, kumaş havlu kullanın.
· Çamaşır ve evdeki diğer temizlik işleri için düşük fosfatlı ya da
fosfatsız deterjan kullanını.
· Klorsuz çamaşır suyu kullanın.
· Kumaş çocuk bezi kullanın.
· İçi yeniden doldurulabilen veya yeniden kullanılabilen kutularda
paketlenmiş ürünlerden alın.
· Sürekli kullandığınız deterjan ve diğer ürünlerin en büyük, ekonomik
boyunu alın.
· Yumurtaları karton kutuda alın, suni köpükten yapılan kutuda almayın.
· Yemekleri saklamak için plastik rulo yerine mumlu kağıt kullanın.
· İçinde toksik karışımlar bulunan ürünler yerine toksik olmayan ürünleri
seçin. Örneğin; karbonat, limon suyu ve sirkeden temizlik maddesi oluşturun.
· Eğer seçme şansınız varsa manavlarda ve diğer şerlerde naylon poşet
yerine kağıt torbalardan isteyin.
· Eğer plastik torba kullanıyorsanız, torbaları yıkayıp tekrar kullanın.
· "Kağıt mı? Plastik mi?" sorununu kolaylıkla tamamen ortadan
kaldırabilirsiniz. Manava giderken kendi torbanızı yanınıza alın.
· Aşırı paketlenmiş mal ve gıda ürünlerinden kaçının. Örneğin., plastik
torba ya da sandıkta sıkça paketlenmişler yerine açıkta atılan taze meyve ve
sebzeleri alın. Kutu ve paketler, atık ırmağının yaklaşık üçte birini
oluşturmaktadır.
· Mümkün olduğunca elektrik ampulü yerine enerji tasarrufu sağlayan
floresan lambalarından kullanın.
· Evinizde gerekli izolasyonu yapın. Evlerde harcanan enerjinin neredeyse
yarısı izolasyon yetersizliğinden kaynaklanmaktadır.
· Pencere ve kapılarda aralık olup olmadığına bakın, aralık varsa
tıkayın. Pencere ve kapılara dış kanat taktırın.
· Ocağınıza yılda en az bir kez servis yaptırın.
· Isıtıcı olarak radyatör kullanıyorsanız, radyatörün arkasına bir
yansıtıcı plaka koyun. Böylece ısıyı duvarın çekmesini önlemiş olursunuz.
· Doğal ışıktan en üst düzeyde yararlanın. Düşünün, gün içinde gerçekten
lamba yakmanız gerekiyor mu?
· Odadan 15 dakika veya daha fazla süreyle ayrılacaksanız ışıkları
kapatın.
· Buzdolabınızı "daha az soğuk" duruma ayarlayın. Arkasındaki
kondansatör borularını yılda bir kez temizleyin.
· Su musluğunu kapatın. Tıraş olurken, dişlerinizi fırçalarken, bulaşık
yıkarken musluğu açık bırakmak her dakika 11-29 litre arasında su sarfiyatına
neden oluyor.
· Banyo yapmak yerine duş alın, Düşük akış hızı olan duş başlığı takın.
· Sızıntıları hemen tamir edin. Damlayan bir musluk günde 76 litreden
fazla su kaybına neden olabilir.
· Bir çamaşır makinesi almanız ya da kullanmakta olduğunuz makineyi
değiştirmeniz gerektiği zaman önden yüklemeli olanından alın. Önden yüklemeli
olanlar, yukarıdan yüklemeli olanlara oranla yüzde 40'a yakın daha az su
tüketiyor.
· Bulaşık, çamaşır makinelerinizi ve kurutucunuzu yalnızca tam dolu
olduklarında çalıştırın.
· Mümkünse, çamaşır kurutma makinesi kullanmak yerine, çamaşırlarınızı
dışarıya asarak kurutun.
· Garajınızı ve kapı önünü hortumla yıkamayın, süpürün.
· Eşyanız kırıldığında bir kenara atacağınıza tamir edin.
· Yağlı boya yerine lateks boya kullanın.
· Yeniden şarj edilebilen pilleri kullanın.
· Tatilde bile çevreye duyarlılığınızı yitirmeyin. Etrafı kirletmeyin.
· Hafta sonunda açık havada ızgara yaparken, kirliliğe neden olan yabancı
sıvılar kullanmayın. Plastik çatal, bıçak ve tabakları yıkayarak yeniden
kullanın.
· Plastik kutu kapakları, hayvanlar için öldürücü silah anlamına
gelebilir. Kapakları almadan önce parçalara ayırın.
· Öldürücü balonlar! Helyum dolu balonlar suya ulaştığında balina ve su
kaplumbağaları tarafından yutularak ölmelerine neden olabilmektedir.
Balonlarınızın uçup gitmesine izin vermeyin.
· Arka bahçenizi hayvanlar için sığınak haline getirin.
· Bir balıkçı ya da kayıkçı iseniz, çöp toplayıp sahile taşımak için bir
sistem geliştirin. Denize asla bir şey boşaltmayın.
· Eğer plaja yakın bir yerde oturuyorsanız, bir plaj temizliği kampanyası
düzenleyin ya da bu tür faaliyetlere katılın.
· Her yere giderken gerçekten otomobil kullanmanız gerekiyor mu? İşe
giderken yürüyün ya da bisiklete binin.
· Mümkün olduğunca toplu taşıma araçlarını kullanın.
· İki ya da dört kişi birlikte otomobil kullanırsa çok daha ucuza mal
olur.
· Otomobilinizin ayarını sık sık yaptırın. Bir otomobil iyi çalışıyorsa
da az benzin kullanır ve dolayısıyla daha az toksik ve zararlı duman çıkarır.
· Otomobil benzin filtresini temiz tutun ve benzinden tasarruf edin.
· Yeni bir araba akümülatörüne mi gereksiniminiz var? Eskisini tamir
ettirin.
· Yükü hafifletin. Gereksiz ağırlıklar, yakıt ekonomisini yüzde bir
etkileyebilir.
· Otomobilin havalandırmasını kısın ya da kapatın.
· Lastiklerinizin ömrünü uzatmak ve benzinden tasarruf etmek
istiyorsanız, hava doldurmayı ihmal etmeyin. Yeni lastik alırken çelik gövdeli
radyal olanlarını tercih edin.
· Enerjiyi boya harcamayın. Duraklamanız bir dakikayı aşıyorsa, arabanızı
yeniden çalıştırarak daha az benzin harcarsınız.
· Otomobilinizin havalandırmasını kontrol ettirerek sızdırmasını önleyin.
· İşyerinizde yeniden kullanma programları başlatın. Teneke kutular,
camlar ve gazeteler, kolaylıkla kullanılabilir.
· Kağıt israf ederek kağıt çöpü oluşturmayın. Kağıtların iki tarafını da
kullanıl, işi biten gayri resmi yazışma kağıtlarını not kağıdı yapın.
· İşyerinizde, bülten ve gayri resmi yazışmaların kullanılmış kağıtlara
basılmasını isteyin. Patron ya da editör siz iseniz, bunu mutlaka yapın.
· Okullarda müfredata ekoloji ve yeniden kullanım konularının eklenmesini
isteyin.
· Yerel yönetiminizle birlikte çalışarak, bölgenizdeki çöplük ve
hurdalıkların en katı çevre standartlarına uygun olarak tutulmasını sağlayın.
· Yörenizde, gönüllüler ve hatta belediye işçileri ile birlikte
"çevreyi temizleme" projesi organize edin.
· Belediyenizi, kışın cadde ve kaldırımlardaki buzları eritmek için tuz
yerine kum kullanmaya ikna edin.
· Bölgenizdeki kuş cenneti alanlarının korunması için yerel yönetimlerle
birlikte çalışın.
· Yerel, bölgesel, ulusal ve dünya çevre konularında sürekli bilgi
edinin.
· Bir ağaç dikin. Büyürken karbondioksit tükettikleri için ağaçlar
havanın temizlenmesine yardımçı olur ve dünyanın ısınmasını azaltırlar.
· Bir ağaç daha dikin.